Merhaba, ben Çekya’dan gelen bir sanat öğrencisi, Muni Kim. SORGED ekibine ve sevgili öğrencilerime kocaman bir merhaba! Sorgun’da geçirdiğim, minnettarlıkla hatırladığım iki aylık gönüllülük deneyiminin üzerinden bir yıl geçti, ancak bu deneyimin etkisi hâlâ üzerimde. Bu deneyim, kariyerim için hem bir dönüm noktası hem de bir başlangıç noktası oldu.
Geçen yaz yazdığım “SORGED'de Gönüllülük” günlüğümü okuduktan sonra, bu ülkeye olan içten sevgimi ve SORGED ile Türkiye'nin benim için ne kadar önemli olduğunu anlayacaksınız. Her şeyden önce, geçen yıl SORGED yaz gönüllülük programını tamamladıktan sonra mesleki yolculuğumu paylaşma fırsatı verdiği için Halil Bey'e çok teşekkür ederim.
Gönüllülüğün Gerçek Anlamı
Geçen yaz, ben de dahil olmak üzere beş kişi Sorgun’da uluslararası gönüllü olarak görev yaptık. Yolculuğumuza Temmuz ayının başında başladık ve 2025 yılının Ağustos ayı sonlarında tamamladık.Gönüllülük hakkında anlaşılması gereken en önemli şey, bunun sadece bir iş olmadığı; kişisel gelişim için bir katalizör olduğudur.
Sorgun'un gençlerine adanmış her bir sosyal etkinlik ve her bir İngilizce dersi ile konuşma kulübü, benim gelişimime katkıda bulundu. Bu, hem toplum için hem de kendi kişisel gelişiminiz için yaptığınız bir şeydir. Esas olarak, ilkokuldan üniversiteye kadar çeşitli seviyelerdeki öğrencilere İngilizce dersleri verdim ve harika ve son derece entelektüel bir gönüllü grubuyla birlikte çalıştım.
Öğretmenin ötesinde, Sorgun'daki Dutluk Park'ta düzenlediğimiz olağanüstü “Kültür Günü” gibi sosyal etkinliklere ve organizasyonlara büyük önem verdim. Karşılaştığım bu çeşitli sosyal ve içsel zorluklar, yıllar boyunca benimle kalacak şekilde büyümeme yardımcı oldu. Eğer içinizde bu kıvılcımı hissediyorsanız, kesinlikle SORGED'e katılmak için bu adımı atmanızı tavsiye ederim!
Küçük Adımlardan Uluslararası Dönüm Noktalarına
Bu deneyimin ardından, çok daha büyük zorlukların üstesinden gelebileceğimi ve bunları akademik sorumluluklarımla dengeleyebileceğimi fark ederek kendime gerçekten inanmaya başladım. Sonuç olarak, Eylül ayında başlayan öğretim yılının başından bu yana, öncelikle iletişim, liderlik ve öğretim araçlarına odaklanan beşten fazla Erasmus+ uluslararası eğitim kursunu başarıyla tamamladım.
Her ay, bu bir haftalık programlara katılarak becerilerimi sürekli geliştirdim.Sömestr aralarında, Avrupa Dayanışma Kolordusu (ESC) aracılığıyla Almanya’da gönüllü olarak çalıştım. Daha yakın zamanda ise Azerbaycan’da WUF13 Forumu’nda gönüllü olarak görev aldım ve Karabağ Üniversitesi’nde düzenlenen MUN Konferansı’na başarıyla katıldım.
Bu başarıların yanı sıra, Avrupa Öğrenci Düşünce Kuruluşu'nun Çekya Büyükelçisi olmayı başardım ve Çek Bilimler Akademisi'nde araştırma stajyeri olarak bir pozisyon elde ettim. Bu dönüm noktalarının ardından, ilk akademik makalelerimi yayınladım ve mesleki deneyimlerimi çeşitli haber bültenlerinde paylaştım.
İmkansızı Mümkün Kılmak
Eylül ayının başlarını hâlâ hatırlıyorum; o zamanlar tüm bu hedeflerimi yoğun akademik programımla uyumlaştırmak tamamen imkânsız geliyordu. Ancak, SORGED’den edindiğim cesaret ve özgüvenle, bir yıl boyunca her ay bu dengeyi koruyabildim; akademik olarak tek bir başarısızlık yaşamadan, her bir ek projeyi ve etkinliği başarıyla tamamladım.
Tüm öğrencilere ve arkadaşlarıma mesajım basit: “Eğer mümkün değilse, mümkün hale getirin.”
Sevgili genç gelecekteki liderler ve dostlar, eğer başlamak size çok zor geliyorsa ve nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, Gençlik Portalı’nı veya SALTO’yu keşfetmenizi şiddetle tavsiye ederim. Gerçek potansiyelinizi ortaya çıkarmak için o ilk cesur adımları atın. İnanın bana, uluslararası eğitim kursları ve programlarındaki ilk birkaç gün benim için de çok zordu. Ancak orada oturup birinin size hizmet etmesini beklemek yerine, inisiatif alıp harekete geçmek her zaman daha iyidir. Dünyanın dört bir yanındaki sevgili dostlarıma: size güveniyorum ve bunu başarabilirsiniz! Sizinle paylaştığım şu sözü asla unutmayın: “Mümkün değilse, mümkün kılın”. İyi şanslar ve başarılar dilerim,